Bel ve Boyun Fıtığında Ameliyatsız Tedaviler

Bel ve boyun fıtıkları günümüzde en sık görülen rahatsızlıkların başında yer alıyor. Öyle ki her 100 kişiden 80’i bel ağrısından şikayet ederken 5’inde de bel fıtığına rastlanıyor. Yine her 3 kişiden biri boyun ağrısından şikayetçi. Özellikle 30'lu yaşlardan sonra bel ve boyun şikayetlerinde ciddi bir artış gözleniyor. Bel ve boyun fıtıklarının oluşmasında genetik yatkınlığın da önemli bir rol oynadığı kabul görmektedir. Bazı kişilerin kemik yapısı, adalesi ve yumuşak dokuları özellikle bel ve boyun fıtığı riskine açıktır.


İnsan omurgası S şeklinde olup 33 adet kemik yapısındaki omurdan ve bu omurların arasında bulunan 4-6 mm kalınlığında elastik bir yapıdan meydana gelen disk denilen kıkırdak yastıkçıklardan oluşur. Omurganın boyun ve bel bölgeleri geniş hareket yeteneğine sahip olup, bu nedenle ciddi travmaların oluşmasına zemin hazırlar. Günlük yaşantıda yapılan bazı hareketler boyun ve bel omurlarımızı zorlar. Disklerin bazı bölgelerde fıtıklaşması, ön-arka ve en çok sinir köklerinin çıktığı bölgeye bası yaparak kol ve bacağa yayılan ağrılara neden olur.


Bel ve boyun fıtıklarının en belirgin belirtisi, kol yada bacağa yayılan şiddetli ağrı. Ancak bu tek başına yeterli bir bulgu değildir. Fıtık tanısı klinik muayene ve MR ile konur. Ağrı fıtığın olduğu yere göre değişir. Genellikle 30 yaş ve üzerindeki kişilerde müdahale gerektiren fıtıklar görülür.


Bel ve Boyun fıtıklarında tedavinin amacı, ağrıyı ve kas spazmını azaltmak, hasar gören kısmı koruyarak iyileşmesini hızlandırmak, kas kuvvetini ve hareket açıklarını yeniden arttırarak günlük yaşam aktivitelerinde fonksiyonu normal hale getirmektir. Bu amaçla istirahatten, ilaç tedavilerine, fizik tedavi uygulamaları ve egzersizlerden, çeşitli cerrahi uygulamalara kadar çok çeşitli yöntemler uygulana gelmiştir.


Günümüzde Ozonterapi, omurga ve eklemlerin ağrılı dejeneratif hastalıkları ile bel ve boyun fıtıklarında da çok etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle omurlar arasındaki yastıkçıkların suyunu kaybetmesi sonucunda, küçük çatlak ve yarıklar oluşması ile seyreden bel ve boyun bölgesinin ağrılı dejeneratif hastalıkları ve aynı bölgelerdeki çok ağrılı fıtıklar Ozonterapiden fayda görmektedir...yazının devamı


Bel ve boyun fıtığı hastaları genellikle ameliyattan yada ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlardan korkarlar. Ameliyatsız çözüm önerilerine sıcak bakarlar. Ancak burada seçici davranmaları gerekmektedir. Aksi takdirde kalıcı hasarlara uğramaları hatta kalıcı sakatlıklar söz konusu olabilir. Örneğin akut fazda sıcak uygulamaları, çeşitli masaj uygulamaları, manuel tedaviler vb. bir çok yöntemin uygulanması sakıncalıdır.


Ozonterapi, bir çok tıbbi sebeple kullanılmasının yanında, özellikle bel ve boyun fıtıkları ile bu bölgelerin ağrılı rahatsızlıklarındaki kullanımı ön plana çıkmaktadır.


Omurga fıtıklarında Ozonterapinin başlıca iki kullanım şekli vardır.


OZON NÜKLEOLİZİS : Bu yöntem tüm fıtık hastalarında (patlamış olsun yada olmasın) ve dejenere disk hastalıklarında uygulanan bir yöntemdir. Ozon nükleosis işleminde, belirli doz ve miktardaki Ozon gazı, direk olarak fıtıklaşmış diskin içine enjekte edilir. Çok emniyetli bir yöntemdir. Fıtıklaşmış diskte görülen genişlemeyi daraltarak ve diskin volümünü azaltarak, sinirlere olan basıyı ortadan kaldırır. Gerektiğinde tekrarlanabilen bir uygulamadır. Narkoz yada neşter kullanılmadığından, uygulama sonrası hastalar derhal normal yaşamlarına dönebilirler.


DİSKOZON : Bu yöntemde Ozon enjeksiyonu diskin içine değil, problemli bölgeye yaygın olarak verilir. Bel ve boyundaki problemli bölgeye Ozon bombardımanı yapılır. Çok etkili bir yöntemdir. Tamamen ağrısız ve çok kısa sürede uygulanabilen bu yöntem, hergün uygulanmak üzere, 7 - 10 kez uygulanır. Bu yöntemde de amaç sinir basısını ortadan kaldırmaktır. Ozonun kuvvetli tamir edici özellikleri sayesinde, bozulmuş olan fonksiyonlar hızla düzelir.


Bel ve boyun problemlerinde Ozon, hızlı, etkili ve güvenli bir şekilde kullanılmaktadır. Uygulamalar ağrısız olup, anestezi gerektirmez ve kesinlikle neşter yada benzeri bir alet kullanılmaz.


Diskozon uygulaması yaklaşık 10 - 15 dk. sürer, hasta çok kısa bir istirahatten sonra derhal normal aktivitelerine geri döner. İlk birkaç seansdan sonra ağrılar çok belirgin şekilde hafifler ve hareketler rahatlar.


Tedaviden sonraki 6. ayda kontrol edilen hastalarda yaklaşık % 85 oranında ağrıların tekrarlamadığı görülmektedir. Bu çok yüksek bir iyileşme oranıdır.


Ozon tedavilerinin en büyük avantajı, kolay uygulanması, çabuk sonuçlar göstermesinin yanında hemen hemen yan etkisinin olmamasıdır.


Ozon kendi iyileştirici özelliklerinin yanında, vücudun kendini iyileştirme ve tamir yeteneğini geliştirerek, bel ve boyundaki başlangıç aşamasındaki yada ilerlemiş, patlamış fıtıklarda dahi, hastaların yüzünü güldürmektedir.


Ayrıntılı bilgi için 0216 467 82 82 - 83 nolu telefonları arayabilir yada sorularınızı doktor@ozonterapist.com adresine mail yoluyla iletebilirsiniz.
 
 
 
Yazılım: Portaze| XML | © 2008 Ozon Terapi - Tüm Hakları Saklıdır.Ozon Terapi